TİMUR-LENK
Tarihten bize ve belki de
bizden de sonraki yıllara ve sonraki nesillere gidecek bazı isimler var. Gerek
yapmış oldukları işlerle, savaşlarla bazen yıkımlarıyla ve barbarlıklarla çoğu
zaman zekalarıyla ve kabiliyetleriyle anılan ve anılmaya devam edecek isimler.
Unutulmayan bu isimlerin içinde ilk üçe girebilecek isimlerden biri hakkında konuşalım istedim bu
sefer. Ucu bize de dokunan tarihi seven veya sevmeyen herkesin neredeyse
duyduğu o isim Timur…
Timur kimine göre işgalci bir barbar, kimine göre fetihçi
bir komutan, kimine göre ise acımasız bir gaddar. Her ne olursa olsun Timur
tarihten bizlere kalmış ve kaldığına göre de tarih yazmış biri. Aslında Timur’a bir ayağının sakat olmasından dolayı
Farsça da aksak anlamına gelen ‘’Timurlenk’’
Türkçede de ‘’Aksak Timur’’ denilmektedir. Mesele isminden ziyade yaptıklarında Aksak Timur’un.
O zaman çok dallandırmadan lafı, geçelim Timurlenk’in yaptıklarına.
Timur 1336 yılında Özbekistan’ın Keş şehrinde dünyaya
geldi. Babası o zamanlar Barlas obasının beyi konumundaydı. Bu Barlas obası o
zaman söylediğim coğrafyada hüküm süren Çağatay Hanlığı’na bağlı bir boydu.
Timur’un babası ölünce obanın başına
amcası Hacı Barlas bey geçti ve oda hakkın rahmetine kavuşunca ortalık Timur’a
kaldı. Timur da özünde bulunan hırslı yapısı ve zekasını kullanarak Çağatay
Hanlığı valilerinden Kazgan Han’ın gözüne girmeyi başardı ve orduların komutanı
olma vasfına kadar yükseldi. Timur’u çok seven Kazgan Han kızıyla evlendirdi ve
damadı yaptı. Ardından kayınpederi suikaste uğrayan Timur, suikasti
düzenleyenlere savaş açtı ve hepsini ortadan kaldırıp intikamını aldı. Aslında
Timur’un yaptığı bu hamle onun içinde ki hırsı ve yeteneği Çağatay Hanı’nın
görmesini sağladı ve devletin ordularının komutanı vasfına yükselmesine sebep
oldu. Bir süre sonra Timur devletin başkenti Belh’te tam bağımsız konuma
gelecek kadar güçlenmiş ve devletin hakimiyetini fiilen ele geçirmişti. Fakat
görünürde hâla yönetimde Çağatay Hanlığı’nın varisleri vardı. Meseleyi bu kadar
derinine anlatmamın sebebi neredeyse dünyaya kök söktürmüş ve her coğrafya da
araştırma konusu olmuş bu liderin gökten zembille inmediğinin ve devletin ona
babasından miras kalmadığının bilinmesidir. Adamın babası bi Sabancı değil yani
olsa olsa bizim demirci Ahmet usta falan…
Şunu da belirtmek gerekir ki Kazgan
Han’ın kızıya evlendikten sonra Cengiz Han soyunun damadı anlamına gelen ‘küregen’’ lakabını
almıştır Timurlenk. Cengiz Han’a ayrı bir bağlılık gösterdiği belli olan Timur
Cengiz Han için ‘’Hanların Hanı’’ demiştir.Bunu söylemesinde ki niyeti de Moğol
desteğini arkasına almak istemesidir.
Ordu içerisinde ki nüfuzunu arttıran
Aksak Timur yönetimde ki yerine aldı ve öncelikle başkentini Belh’den Semerkant’a
taşıdı. Ardından Düzen ve disipliniyle nam salmış ordusunu kurmaya başlayan
Timurlenk Herezm, Moğalistan ve Altınordu devletlerinin üzerine sefer düzenlemeye
başladı. Düzenlediği tüm seferlerde başarılı oldu ve Altınordu devletinin
yıkılmasına sebep oldu. Tarihçiler Altınordu devletinin yıkılmasının bölgede
siyasal rejim boşluğu oluştuğunu ve sonraki yıllar Osmanlının hatta yakın
tarihte de dünyanın başına adeta bir bela olan Rusya’nın kurulmasına sebep
olmuştur. Bu sebepledir ki bunun sorumlusu Timur olarak görülür. Yani tabi
adamın böyle bir şeye sebep olabileceğini düşündüğünü sanmıyorum.
Sağa sola adeta covid-19 virisü
edasıyla saldıran Timur çevresinde alınmadık toparak fethedilmedik yer
bırakmadı. Bu yerler arasında Büyük İskender abimizin taa Makedonya’dan çıkıp gelip aldığı Hindistan da
dahildir. Hatta derler ki günümüz Hindistan’ın da bu kadar çok din çeşitliliği
olmasına rağmen Hıristiyanlığın yayılmamasının sebebi Emir Timur’un misyonerlik
faaliyetlerine katı bir şekilde engel olmuş olmasıdır.
Ortalığın adeta anasını
ağlatan Timur başkan, mâlumunuzdur ki bir ara Osmanlı devletine de bulaşmış ve
kendisinden çok emin padişahlarımızdan olan deli doluluğu ile tanınan ve atını
hızlı sürmesinden kaynaklı Yıldırım lakabını alan Beyazıd abimizi de Ankara
savaşında yenmiş ve Devlet-i Aliyye-i Osman’ın 11 yıl sürecek bir fetret
devrine girmesine sebep olmuştur. Ayrıca Ankara Savaşı’ndan sonra Yıldırım
Beyazıd’ı esir almış ve ölene kadar da esiri olarak yanında bulundurmuştur.
Tabi Ankara Savaşı da başlı başına bir yazının konusu olabilecek kapasitede bir
savaştır. Savaşın öncesinde Timur ile Beyazıd’ın birbirleriyle mektuplaştığı
bilinmektedir. Bu mektupların içeriğide mevcuttur. Fakat kısaca anlatmak
gerekirse Yıldırım Beyazıd Timur’un sözümü dinle nidalarına çok sivri bir dille
karşılık vermiş ve savaşta kaçınılmaz olmuştur. Başlar da klavye delikanlılığı
sanılan tartışma işte sonraları böyle epey büyük bir mahalle kavgasıyla
sonuçlanmıştır.
Ömrünü savaşmaya adamış olan Timur’un
aslında düşüncesi çok açık. Timur diyor ki ‘’Madem gökte bir tanrı var o zaman yeryüzünün de bir tek imparatoru
olması gerekir.Zaten fazlası için de yeterli değil’’. Biri de o zaman
kalkıp dememiş ki ‘’Hayirdiiiir oğliiiiim!!’’
Neyse işte uzun lafın kısası ömrü
hayatı boyunca sayısız sefer düzenleyen bir ayağı ve bir kolu sakat olan Timur
kurduğu devlete çok garip bir isim vermiştir. Kırk yıl oturup düşünsem
bulamayacağım bu ismi bulması da ayrı bir yetenektir tabi. Dikkat edin devletin
adı ‘’Timur İmparatorluğu’’dur.
Gerçekten muazzam…
Aslında mesele Timur’un İmparatorluk
kurması değil kurarken yaptıkları ve izlediği politikalardır. Mesela Yıldırım
Beyazıd’ın üzerine sefere çıktığı zaman Sivas Kalesine çok çetin bir direnişle
karşılaşmıştır. Kale surları içerisinde bulunan yüzlerce okçu Timur’un ordusuna
ciddi zararlar vermiş ancak sonunda çok fazla dayanamamış ve ‘’eğer teslim
olursanız kan dökmeyeceğim’’ diyen Timur’a kale kapılarını açmışlardır. Ve
Timur da sözünü tutup kan dökmemiş ama ordusuna kayıp veren yüzlerce okçuyu
canlı canlı toprağa gömmüştür.
Bunun dışında kellelerden kuleler
yapmasıyla meşhur olan Aksak Timur İsfahan’da tam 70.000 kişiyi kılıçtan
keçirmiş ve kelleleri ile şehrin çevresine yüksek kuleler yaptırmıştır. Yaptığı
bu katliam için ise ‘’ İsfahan'a bıraktığım memurlarımı ve 5 bin kişilik
askerimi, isyan edip bir tekini bile sağ bırakmadan kılıçtan geçirdikleri,
dinsizlik ettikleri için’’ demiştir.
Türkleri
sürekli kötüleyen İran’lı şair Firdevsi’nin mezarını açtırdığı ve ordusunu bu
mezara işettiği de söylenen rivayetler arasındadır. Bununla beraber birçok
şehri tahrip etmiş putperest inanışlarda ki putları da yıktırmıştır.
Ordusun da filleri kullanmış çok
düzenli ve disiplinli bir ordu meydana getirmiştir Emir Timur. Zamanına göre ileri teknoloji ile donatılmış
yenilmez bir ordu ki zaten Timurlenk hayatı boyunca girdiği hiçbir savaşı
kaybetmemiştir. Aslında bakıldığı zaman Nazi Almanya’sının lideri Hitler gibi
kara propaganda yöntemiyle yani korku salarak hiç kılıç kullanmadan da aldığı
yerler vardır.

Neticede gel gör ki Sultan Süleyman’a
kalmayan bu yalan dünya ellerinde yüzbinlerce insanın kanı olan Timur’a da
kalmamış ve tarihler 1405’i gösterdiğinde Kazakistan da Çin’e sefer hazırlığı
yaparken 69 yaşında ölmüştür. Babasından almadığı mirasını çocuklarına da
devredememiş ve kurduğu imparatorluk tarih sayfalarından silinip gitmiştir.
Demek
ki Timur haklıymış yeryüzünün bir tane imparatoru olması gerektiği konusunda,
şüphesiz şimdi öğrenmiştir o imparatorun Allah’tan başkası olamayacağını…
Adem Uğur ŞEKER
Yorumlar
Yorum Gönder